Neden, nereden maya? | Doğal Maya

Neden, nereden maya?

Neden, nereden maya?




Ürün Detay

Aslında herşey kızımızın aramıza katılmasıyla başladı. Mayalardan bahsediyorum ama Güney Amerika’da eskiden yaşayanlardan değil bizim yakından tanıdığımız yoğurdumuzun, peynirimizin, ekmeğimizin içinde olanlardan. Kimi minicik, kimi görüp elle tutabildiğimiz kadar büyük bu canlıların ne kadar önemli olduğunu ve bizim onlardan ne kadar uzak kaldığımızı bir doktor kontrolünde fark ettik.

Kızımız İpek, düşük kilo ile doğan minik bir bebekti. Maalesef anne sütünden de mahrumdu. Üç aylıkken yeni doğan kıyafetleri alırdık. Onun iyi beslenmesi akranlarını yakalaması ve gelişimi açısından çok önemliydi. Doktorumuz ki hala İpek’in sağlıkla ilgili tüm kararlarında güvendiğim tek kişi, bize artık ek gıdaya geçme zamanının geldiğini ve işe yoğurtla başlayacağımızı söyledi.

Doktorumuz bir çocuk onkoloğu az ilaç, doğal beslenme ve ipleri çocuğun biyolojik ritmine bırakmaktan yana ve ben Ona soruyorum hangi marka yoğurt? Cevap net “Anne” marka. Evde günlük mayalanacak ve taze taze yenecek. Kefirle devam edilecek. Gerçi biz evde yoğurt mayalanmasına alışkın bir neslin çocuklarıydık ama hiç kendimiz yapmamıştık. İşe makinelerle başladık. Zamanla bunun daha zor olduğunu görüp annelerimizin yolundan gittik. Bu arada yoğurt mayalanmasında geleneksel anneden çocuğa geçen ve kimi zaman hiç nedeni bilinmeden yapılan işlemlerin ne kadar çok besin değeri kayıplarına yol açtığını ve aslında bu basit işlemde bile öğrenilmesi gereken ne çok şey olduğunu fark ettik. Yolculuğumuz atlayarak devam etti. Zaten çok uzun zamandır arada zevk için yapıp geliştirdiğimiz ekşi maya ile ekmek yapımı günlük rutinimiz haline geldi. Evimize dışardan hiç ekmek alınmaz oldu. Yapamadığımızda ekmeksiz yemek yer ama dışardan alamaz olduk. Sonra kefirin muhteşem iyileştirici etkisini bizzat gördüm. Yaşadığım sağlık sorununda kurtarıcım evde üretilen bu yararlı bakterilerdi. Bir yıldan uzun süredir içmek zorunda olduğum ilaçlara vücudum hala direniyorsa ve sarsılmıyorsa bu küçük dostlarım sayesinde. Tabi birde peynir hikayemiz var. İlk başlarda eşim evde peynir yapalım dediğinde bana çok ütopik gelen bu konu, en çok gıda katkı maddesinin peynirde olduğunu öğrendiğim gün yapılmak zorundaya dönüştü. Bugün market raflarında olan ürünlerin yüzde doksanının yüzyıl önce mevcut olmadığını biliyor muydunuz? Düşünün neler yiyoruz. Sanayi Devrimi’yle birlikte evden çıkıp dışarda çalışmaya başlayan anneler belki aile bütçesine çok katkıda bulundu ama aslında daha çok kadınların hayatını kolaylaştırılacak ürünleri satan ve geliştirenlerin bütçelerine katkı sağladı. Zamanı sınırlı olan bireyler herşeyi hazır talep eder oldu. Tabi bu başlangıçta oldukça sıradan ve normaldi, fakat zaman içinde daha çok kar amaçlayan firmalar mevcut damak tadımızı değiştirdi. Artık daha yoğun daha ağır tadlar ister olduk. Uzun raf ömürleri için koruyucular, kıvam arttırıcılar, doğala özdeş aromalar ( neyse artık ), beyne bu yediğin çok güzel daha fazla ye, sinyali gönderen kimyasallar, hepsi bizi daha şişman, daha mutsuz, daha dayanıksız yaptı. Vücutlarımız darma duman edilen bağışıklık sistemimiz yüzünden kırılganlaşıp ilaçlara bağımlı hale geldi. Artık her bahar alerji klinikleri dolmaya, minicik çocuklar astımla şeker hastalığı ile boğuşmaya başladı. İşte bu sayfa bizi mecbur bıraktıklarını değil bize faydalı olanları yemeyi isteyip zamanı kısıtlı olanlara rehber olsun diye kuruldu. Biz çıktığımız yolda çok çabaladık bir ileri gittik bir geri. Evde peynir mayası yapan artık yoktu nasıl temin ederiz bilmiyorduk. Sorular sorduklarımız annem yapıyordu ama ben bilmiyorum diyordu. Çok zaman çok emek harcadık. Öğrendiklerimiz boşa gitmesin başkalarına da faydalı olsun istedik. Sizi burada mayaların büyülü dünyasına katılmaya davet ediyoruz. Hoşgeldiniz ve sağlıkla kalın.