Kanser Önlenebilir Bir Hastalıktır! | Doğal Maya

Kanser Önlenebilir Bir Hastalıktır!

Kanser Önlenebilir Bir Hastalıktır!




Ürün Detay

Çağın vebası diyorlar kanser için neden biliyor musunuz? ÇÜNKÜ

– Heryıl 140 bin kişi kanserden ölüyor ve 20 yıl içinde bu sayının 500 bini bulacağı ve hasta sayısının ise 1.5 milyona ulaşacağı öngörülmekte.

– TÜİK 2009 verilerine göre ülkemizde kanser ölüm nedenleri arasında 2.sıradayken 2015’de 1.sıraya yerleşecek.

– Türkiye’de her yıl yeni 175 bin kanserli tesbit ediliyor. Bunların 2/3 erkek 1/3 kadın. Erkekler daha çok riskte.

– Kanserin görülme sıklığı ise Sağlık Bakanlığı’nın son çalışmasına göre ki bu maalesef en son 2004’de yapılmış, 2000 yılında 100binde 64 iken 2004’de 100binde 167’ye çıkmış.

– Dünya Sağlık Örgütüne göre 2030 yılında kanserliler dünya genelinde 26 milyonu aşacak.

Veeee ne yazık ki en çok artış gelişmekte olan ülkelerde olacak. Zaman içinde gelişmiş ülkelerde kanser artış hızı düşerken gelişmekte olan ülkelerde bu hız artacak. Hastalık yükü ve insan gücü kaybıyla beraber ortaya çıkacak ekonomik kayıplar düşünüldüğünde gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasındaki fark belirginleşecek.

Kanserin Türkiye’ye maliyeti heryıl 2.5 milyar doların üzerinde.

Ama unutulmamalıdır ki KANSER KAÇINILMAZ DEĞİL AKSİNE ÖNLENEBİLİR BİR HASTALIK.

Yıllık ortalama %1 ve %2 olan kanser artış hızı az sayıda gelişmiş ülkede durdurulmuş hatta bu ülkelerde artış hızında negatif bir eğilim sağlanmış. Yani kanseri önleyici önlemleri alarak nesillerini korumaya başlamışlar. Bu ülkeler incelendiğinde sigara kullanımının azaltıldığı, obeziteye savaş açıldığı ve besin kalitesinin yükseltildiği görülmüştür.

İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsünden Doktor Yavuz Dizdar ülkemizde kanserin en çok Marmara Bölgesinde ve en az da Doğu Anadolu’da görüldüğünü söyleyerek tarım ilacı kalıntılarının, hormon ilaçlarının ve endüstriyel gıdalarda ki katkı maddelerinin kanser üzerindeki olumsuz etkisine dikkat çekmektedir. Ayrıca son zamanlarda ülkemizde bağırsak, pankreas ve böbrek tümörlerinde ki artışın ve meme kanseri görülme yaşının gençleşmesinin direk beslenmeyle ve özellikle yeterince probiyotik gıda alınmadığıyla yakından ilgili olduğunu belirtmektedir.

KANSER GENETİK BİR HASTALIK MIDIR? ÇOCUKLARIMIZA GEÇER Mİ?

Florence Nightingale Hastanesinden Doç.Dr. Veysel Sabri Hançer bir makalesinde kanserin % 95 çevresel koşullar ve beslenmeyle ilişkili olduğunu belirtmekte ve sağlıksız koşulların tamir edilemeyen hücresel mutasyonlara yol açtığını ve bu mutasyonlar sonucu kanserin oluştuğunu söylemektedir. Yani kişiler doğuştan bu mutasyonlara sahip değiller. Bazı genler yatkınlık sağlasa da tek yumurta ikizlerinde yapılan araştırmalarda kişinin sigara ve alkol kullanımının, beslenme ve yaşam tarzının, çalışma koşullarının kansere zemin hazırladığını yoksa doğuştan gelmediğini vurgulamıştır.

SİGARA İÇİLMEMESİ, ŞİŞMANLIĞIN AZALTILMASI, HAFTADA EN AZ 4 SAAT TEMPOLU YÜRÜYÜŞ YAPILMASI VE TEMİZ KALİTELİ GIDA TÜKETİLMESİNİN KANSER RİSKİNİ %30-%40 AZALTTIĞI İSPATLANMIŞTIR.

YANİ KANSER KADER DEĞİL ÖNLENEBILIR BIR HASTALIK. YAŞAM TARZLARIMIZLA İLGİLİ SEÇİMLERİMİZİ DEĞİŞTİRDİĞİMİZDE GENLERİMİZ KANSERE YAKALANMA RİSKİMİZİ DEĞİŞTİREBİLİYOR.

Maalesef Türkiye obez bir ülke. Nüfusumuzun %22.3’ü aşırı ŞİŞMAN. Anthelme Brillot Savarin daha 1826’da “Ne yerseniz O’sunuz” demiş. Besinlerin raf örünü uzatmak, tat, doku, yapı ve görünüşünü geliştirmek amacıyla kullanılan ister besin yapısında bulunsun ister kimyasal olarak yapılıp yiyeceğe ilave edilsin tüm farklı maddelere Gıda Katkı Maddeleri denir. Yani bildiğimiz meşhur E ler. Aslında belli miktara kadar güvenli olmalarına karşın uzun yıllar boyunca sürekli alınması kanseri tetiklemektedir.

Bu ne demek? Ne kadar çok ve uzun süre hazır gıda tüketirseniz o kadar çok vücudunuzda bu katkılar birikir ve kanser riskinizi arttırır.

YEDİKLERİMİZ KONUSUNDA EN BELİRGİN İRONİ İSE BAZI YİYECEKLERİN KATKISIZ, HORMONSUZ, DOĞAL OLANLARINI TÜKETİRSENİZ KANSERİ ÖNLERKEN BUNLARIN KALİTESİZ, İLAÇLI VE KATKILI OLANLARINI TÜKETMENİZ HALINDE RİSKİNİZ ARTIYOR.

İşte burası konunun özü bu yüzden tekrar tekrar açıklamak, bir kez daha üstünde durmak gerekli.

Mesela Folik Asit, Fitik Asit, Selenyum, Molibden ve Kalsiyum’un kanseri önlediği, antioksidan olarak çalışıp bozulmuş DNA’yı tamir ettiği biliniyor. Probiyotik gıdalarda bağışıklığı arttırıp bağırsak florasını düzenleyerek bunların emilimini arttırıyor.

En çok taze yeşil sebzeler meyveler, tahıllar, kepekli tam buğday ve çavdardan yapılan ekmek, süt ürünleri yoğurt peynir kefir işe yarıyor.

Bol bol taze taze tüketildiğinde genleriniz yatkın da olsa,çevre kirliliği veya radyasyona maruz kalmış da olsanız kansere yakalanma riskiniz %30-40 azalıyor. AMA KATKILI EKMEK, PEYNIR, YOĞURT HORMONLU SEBZE MEYVE RİSKİ AZALTMIYOR ARTTIRIYOR. MARKETLERDE SATILAN PEKÇOK ÜRÜNLERİN RAF ÖMRÜ UZAMASI İÇİN FERMENTASYONU KESİLMEKTE YANİ PROBİYOTİKLİĞİ KALMAMAKTA doğal olarakda zararı olup faydası olmamakta.

Seçim sizin sağlıklı mı yaşlanalım, genç mi ölelim.