Fermente Gıda Tüketimi ve İnsan Sağlığı | Doğal Maya

Fermente Gıda Tüketimi ve İnsan Sağlığı

Fermente Gıda Tüketimi ve İnsan Sağlığı




Ürün Detay

İnsanlık 12 bin yıldır fermente gıdaları bilmekte ve tüketmektedir. İnsanlar gıdalarını buzdolabına sahip olmadığı dönemlerde lakto basil fermentasyonla koruyarak bozuşmalarını uzun süre engellemişlerdir.

Neden şimdi insanlar, doğal koruyucu olan laktik asit fermantasyonundan faydalanmasın. Yapay kimyasal koruyucular yerine niçin laktik asit fermentasyonu ile oluşan C vitamininden yararlanmasın.

Laktobasiller bütün canlıların yüzeylerinde bulunurlar. Sebze ve meyvelerdeki  laktobasiller nişasta ve şekeri laktik asite dönüştürerek çoğalırlar. laktik asit, kokuşma bakterilerinin üremesini ve kokuşmayı önleyen preservatif etki yapmaktadır

Laktobasiller vücudun enfeksiyonlara karşı korunmasında rol oynamaktadırlar. İmmun sistemi uyarıcı etkileri olduğu bilinmektedir.

İmmun sistemin (bağışıklık sistemi) diğer bir ifade ile vücudun defans yani savunma sisteminin  %80 ni sindirim sitemindeki bakteri florası ile doğrudan ilişkilidir. İmmun sistem patojenleri ve kötü olmayan antijenleri tanımakta ve gerektiği gibi cevap vermektedir. İyi bakteriler alerjiden korumaktadır.

Laktik asit vücudu asidik yapmaz. Vücut, laktikasidi alkol ve asetik asit iken dekompoze ve elimine etmektedir. Laktik asit vücut tarafından kullanılmaktadır. Lakto fermente gıdalar mide asidini normalleştirmektedir.

Lakto fermente gıdalar yararlı barsak florasının çoğalmasını uyararak sindirim sistemi asiditesini düzenlerler. Bu düzenleme sindirim işlemini iyileştirmektedir. Barsak muköz  membranı bakterilerin ortamı asit yapması ile korunmaktadır. Çünkü asit ortamda patojenler üreyemez. Laktik asit bakterileri kalın barsaklara geçerek yaşamlarını sürdürürler. Koliform bakterilerin çoğalmalarını engellerler, kolera ajanlarının barsaklarda yerleşmelerini engellerler. laktik asitler ciddi manada karsinojenleri inhibe ve inaktif ederler.

Lakto fermente salatalık (Turşu) ürik asitin çökmesini azaltmakta ve taş oluşumunu engellemektedir. Laktobasiller antioksidan gibi davranmaktadırlar. Kanser habercisi olarak bilinen serbest radikalleri yok etmektedirler. Pastörizasyon gıdalardaki doğal mikroflorayı durdurmaktadır. Son zamanlarda probiyotikler bu yüzden popüler olmuştur.

Binlerce yıldır insanların tükettiği fermente gıdaların yerine modern batı yaşamında konserveler, donmuş gıdalar, kimyasal koruyucuların kullanılarak raf ömürlerinin uzatıldığı gıdalar ilgi ve dikkat çeken albenili ambalajlarda satışa sunulmaktadır. Fermente ve geleneksel gıdalar yerine, modernlik ve metropol yaşam anlayışı ile, gıda şirketlerinin sayısız kimyasal madde kullanarak ürettiği ve allayıp pulladığı ambalajlarda satışa sunduğu gıdaların tüketildiği ülkemizde son 30 yılın yeni beslenme alışkanlıkları oluşturulmuştur. Maalesef çocuklarımız fabrikasyon katkılı peynirin tadına alıştıkları için gerçek salamura peyniri sevmemekte, annelerimizin yaptığı yoğurt yerine fabrikasyon ekşimeyen yoğurdu tercih etmektedirler. Her gün ortalama 400 gr tüketilen ekmekte de durum çok farklı değildir. Kalitesiz buğdaylardan yapılan unlara çeşitli gıda katkı maddelerinin katıldığı, çabuk mayalanması, geç bayatlaması için yine kimyasalların kullanıldığı ekmeklerin tüketildiği gerçeği de bilinmektedir.

Bu tür kimyasal katkı maddeleri kullanılarak üretilen gıdaların tüketimi ile insan mide barsak bakteri florasında yaşayan ve doğrudan sağlık göstergesi olarak bilinen bakterilerin düzeni olumsuz yönde bozulmakta ve sağlıksız bir yaşama doğru adım adım yaklaşılmaktadır. Son yıllarda görülen mide barsak rahatsızlıkları, kolon kanserleri, çocuklarda daha sık görülen alerjilerinin giderek erişkinlerde de yaygınlaşması, hastalıklara karşı toplum vücut direncinin düşmesi doğrudan insan mide barsak bakteri florasını olumsuz yönde etkileyen gıdaların tüketimi ile ilişkilidir.

Ne zaman büyük baba ve büyük annelerimizin yedikleri içtikleri gıdaları tüketmeye başladığımızda veya sofralarımızda bu gıdaların sayısını arttırdığımızda daha sağlıklı olacağımız kesindir. Temel gıdamız olan ekmeği, tam buğday unu, doğal maya su ve tuzdan ibaret olan ve hamurun normal sürede fermentasyonu sağlandıktan sonra pişirilerek günlük hayatımızda tüketmeye başladığımızda, yine laktik asit yönünden zengin süt ürünleri, kefir, yoğurt, fermentasyonu sağlanmış yani salamura peynir, bulabilirsek su kefiri, fermente çay (Kombo çayı), tarhana çorbası, gerçek sirkeden yapılmış turşu, boza ve laktik asit bakterilerinden zengin fermente diğer gıdaları sofralarımızda bulundurup tükettiğimizde daha sağlıklı bir vücuda dolayısı ile daha mutlu yaşama sahip olacağımız bilinmektedir.