Tanrıların Çayı “Kombu” | Doğal Maya

Tanrıların Çayı “Kombu”

Tanrıların Çayı “Kombu”




Ürün Detay

KOMBU ÇAYI NEDİR?

Kombu Çayı tatlı ekşi lezzetiyle pek çok sağlık faydasını da içerisinde bulunduran antik bir içecektir. Tadı daha çok narenciye sularının tatlı ekşi lezzetini andırsa da aslında şekerli çayın Kombu Mantarı ile fermente edilmesiyle oluşan bir içecektir.

Kombu Mantarı, mantar olarak adlandırılmasına rağmen aslında mantar ile ilgisi de yoktur. Birçok bakteri ve mantarın oluşturduğu simbiyotik bir kültürdür yani aynı zamanda hem probiyotik hem de prebiyotiktir.

Bu simbiyotik mantarı şekerli çay ile mayalayıp 1-2 hafta beklettiğinizde sağlıklı, eğlenceli ve ekonomik bir içeceğiniz olur.

Kombu Çayı ticari olarak bugün mevcut olsa da uzun süre dayanıklı olanların ya fermentasyonu erken kesilmekte ya da pastörize edilmektedir. Ancak bu yolla uzun süreli raf ömürleri sağlanabilir, aksi takdirde şişeler gaz çıkışından patlayacaktır. Fermantasyonun erken kesilmesi ise ürünün probiyotikliğini ortadan kaldırmakla kalmayıp tadını da sirkeleştirmektedir. Oysa taze evde yapılan veya hemen yapılıp satılan ürünler hem çok lezzetli hem de çok faydalıdır.

Kombu Çayı için sağlıklı bir Kombu mantarı gerekir. Kombu mantarı şeffaf jölemsi pankek şekline benzeyen bir kültürdür. Her partide yanına bebek mantar eklediği için Anne de denir. İçinde mayalandığı kabın şeklini alır. Bir çok kez mayalama yapabilir.

Kombu Çayı her tür çayla ve şekerle yapılabilir. 1-2 haftalık fermentasyon sonrasında içinde pek çok organik asitler, amino asitler, aktif enzimler, polifenol ve B Vitamini oluşur. Ayrıca mayalanma sonrasında ortaya çıkan karbondioksit sayesinde de kabarcıklanma meydana gelir. Gazlı içecek sevenler için bulunmaz nimet.

Kombu Çayı mantarından süzüldükten sonra su kefiri gibi ikinci fermentasyona alınabilir. Çeşitli taze meyve ve meyve sularıyla, baharat ve bitkilerle tadlandırılabilir. En çok yakışanlar narenciye suları, üzüm suyu, zencefil ve tarçın kabuğudur.

Kombu Çayı her çeşit çayla fermente edilebilir.

Yeşil çayla yapıldığında Kombu Mantarı kalınlaşır. Daha çok karbondioksit çıkışı olur. Kabarcıklanma artar. Yeşil çayla yapılan Kombu’da pek çok faydalı asit ortaya çıkar ancak çok daha hızlı asitleşir. Tadı siyah çaya nazaran daha keskindir.

Siyah çayla yapılan Kombu Çayı’nın içimi daha naiftir. En çok tercih edilen ve mantarı için en sağlıklı olanda siyah çaydır. Bazen ikisini birlikte de deneyebilirsiniz. Böylece ikisinin güzel özellikleri birleşecektir.

Beyaz Çay siyahla yeşil arası bir çaydır. İçimi en hafif olan bu çayın mantarı da daha ince olur. Fermentasyonu için daha uzun süre gerekir ama sonuç beklemeye değer. İçimi en güzel olan beyaz organik çayla yapılan Kombu Çayıdır.

Kombu Mantarı tüm kültürlerde olduğu gibi bakteri mantar bileşiminden oluşur. İçindeki mantarlar çaydaki mineralleri kullanarak şekeri glukoza ve fruktoza ayıran enzimleri üretir. Bu enzimleri üretirken açığa çıkan karbondioksitte kabarcıklanmayı oluşturur. İçindeki bakteriler de mantarlarla yapılan glukozu enerji kaynağı olarak kullanarak yararlı asetik asit ve glukoik asit üretmek için kullanır.

Kombu Çayı SİMBİYOTİK bir içecektir ve alışkın olmayan bünyelerde tıpkı kefirler gibi önce bağırsak florasında yıkıma başlar. Bu yıkımdan sonra yeni faydalı floranın yerleşmesini ve sonrasında da kuvvetlenmesini sağlar. İlk günlerde önerimiz azar azar tüketilmesi. Daha sonrasında dilediğiniz kadar tüketebilirsiniz.

Kombu Çayı çok kuvvetli bir DETOKS içeceğidir. Diüreiktir. Yani kahve gibi idrar söker bu yüzden çok miktarda tüketilecekse bol bol da su içilmelidir.

İçindeki bakteri ve mantarlar şekeri fermentasyon sırasında kullanarak tükettiği için Kombu Çayı’nın şeker oranı çok düşüktür. Bu sebeple DİABETİKLER tarafından bile tüketilebilir. Son bir laboratuvar tetkikine göre 30 ml (25-30 gr.) Kombu çayında 1.65 gr. şeker vardır.

Kombu çayını sadece hamile ve 4 yaşın altındaki küçük çocuklarda tavsiye etmiyoruz. Çünkü bu dönem kalsiyum, potasyum ve magnezyum gibi minerallerin en çok ihtiyaç duyulduğu dönemdir ve kambu çayı asetik asit içerir. Bu asit bazen sözkonusu minerallerin emilimini geçici olarak azaltabilmektedir. Sağlıklı hamilelerde sorun olmasa da yinede bu geçici dönemde içilmemesi daha risksiz olacaktır. Ayrıca ciddi mide rahatsızlıklarında da kontrollü tüketilmelidir.

KOMBU ÇAYININ TARİHÇESİ

En çok bilinen Kombu Çayı söylencesine göre ilk Kombu Mantarının M.Ö. 213 yılına dayandığı ve Çin TSin Hanedanı’nda Tarıların Çayı olarak sarayda kullanıldığı anlatılmaktadır. Ölümsüzlük Çayı, Çin Sonsuz Yaşam İksiri olarak da adlandırılır.

İkinci hikaye ise hasta Japon İmparatorunu 415’de tedavi eden Kombu isimli Koreli bir doktor tarafından ilk defa kullanılıp yayıldığı yolunda.

Aslında bu hikayeler kulağa hoş gelsede gerçek olduklarına dair hiç bir kanıt yok.

Gerçekte bilinen ilk kayıt Kombu Çayı’nın Rusya ve Ukrayna’dan 1. Dünya Savaşı sırasında Alman askerlerce Almanya’ya getirildiği ordanda dünyaya yayıldığı konusunda. Almanya’da savaş sonrasında “Mo-Gu” yada “Japon Mantarı” olarak eczanelerde satıldığı kayıtlardan incelenebiliyor.

1927 yılında Polonyalı Doktor Waldeck raporlarında Volga Mantarı yada Kvass Çayı denen bu şifalı içecekten bahsetmiştir.

Bugün tüm dünyaca bilinen Kombu Çayı yine de en çok Uzak Doğu’da sevilmektedir.

KOMBU ÇAYI’NIN FAYDALARI

– Kombu Çayı kuvvetli bir DETOKS içeceğidir.
Kombu Çayı doğası gereği içinde pek çok asit bulundurur. Özelliklede Glukoronik asit. Zaten doğal olarak sağlıklı bir karaciğer bu asitten bolca salgılar ama fazladan vücuda girmesi ile detoks etkisi başlar. Glukoronik asit vücuttaki toksinleri bağlayarak direk böbreklere yollar. Üstelik bu toksinler birkez bağlandı mı tekrar kaçamaz. Ayrıca bu asit Viral Enfeksiyonları durdurmakta ve safra kesesi taşlarını eritmekte birebirdir.

– Kombu Çayı içindeki asitler Kanseri önlemede ve durdurmada yardımcıdır.
Aleksander Solzenitsin Rus asıllı Nobel Edebiyat Ödüllü yazar otobiyografisinde, Sovyet çalışma kamplarında yakalandığı mide kanserini Kombu içerek tedavi ettiğini yazmış, bunu okuyan Başkan Regan’ın da yayılan kanseri için Kombu içmeye başladığı söylenmiştir. Başkan Regan 2004 yılında kanserden değil yaşlılıktan ölmüştür.

– Kombu Çay’ında Hyaluronik asit mevcuttur.
Bu asit cildin yapısını düzeltir. Nemlendirip, yağlandırır. Elastikiyetini arttırarak serbest radikallerin zararlarından korur. Cildin kolejen yapısını güçlendirerek karışıklıklarla mücadele eder. Sağlıklı bir cilt, saç ve tırnak yapısı için gereklidir.

– Kombu Çayı simbiyotiktir.
Kombu Çayı hem probiyotik hem prebiyotiktir. İçindeki bakteri ve mantarlar bağırsaklardaki kötü florayı yıkarak yerine yeni ve dost olanları yerleştirir ve onlara gerekli enerjiyi sağlarlar. Bu yapıları sayesinde tüm mide ve bağırsak problemlerinde önleyici ve tedavi edicidir. Antibiyotik kullanımından kaynaklanan problemleri çözmede, ishal ve vajinal mantarda etkilidir.

– Kombu Çayı antioksidandır.
Bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyonlara savaşta vücuda yardımcı olur.

– Kombu Çayı B vitamininden zengindir.

– Fibromiyalji ağrılarını azaltır.

– Depresyon ve anksiyete semptomlarını azaltır.

– Enerjinizi arttırarak gençleştirir. Cinsel sağlık için Uzak Doğu’da yaygın olarak kullanılmaktadır.

– Kombu Çayı egzama için tedavi edicidir. Egzamalı bölgeye pamukla sürülerek tedavi edilir. Döküntüleri ve kaşıntıyı önler.

– Cilde parlaklık veren bir toniktir. Saçlar Kombu Çayı ile durulanırsa kepeği arındırır. Güçlendirir.

– Ayaklarınızı Kombu Çayına batırarak tırnak ve ayak mantarından kurtulabilirsiniz.

– Salon ve bahçe bitkilerinizi rahatça sulayabilirsiniz. Toprağın pH’ını düşüren doğal bir gübredir.