Bozacının Şahidi Şıracı | Doğal Maya

Bozacının Şahidi Şıracı

Bozacının Şahidi Şıracı




Ürün Detay

Kış akşamlarının vaz geçilmez içeceği boza, sadece Türkiye’de değil Kuzey Afrika, Balkanlar ve pek çok Doğu Avrupa ülkesinde de severek içilmektedir. Türkçe’ye Farsça buze yani darı kelimesinden geçmiştir. Orta Asya’da bassoi, Balkanlarda busa, Doğu Avrupa’da braga olarak adlandırılan boza, darı, buğday, arpa, çavdar, mısır, pirinç gibi tahılların mayalanması ile elde edilir.

Sıvı ekmek de denen bozanın, tat ve dokusu, yapılış şekli ve kullanılan tahıl çeşidine göre az çok değişiklik göstermektedir. Türkiye’de en çok darı ve buğdaydan yapılırken, Arnavutluk’ta mısır ve buğday unu karıştırılarak yapılır. Bulgaristan’da en çok kahvaltıda, geleneksel yemekleri Banista (bir çeşit yumurtalı, peynirli börek)’nın yanında tercih edilir. Makedonya’da ki boza ise daha tatlı ve daha akışkandır.

Boza altın çağını Osmanlı İmparatorluğu’nun yükseliş döneminde yaşamıştır. Evliya Çelebi seyahatnamesinde bu dönemde İstanbul’da 300 den fazla bozacı dükkanının ve 1000’den fazla bozacının bulunduğunu yazmıştır. Saray tarafından da sevilerek içilen boza 17. Yüzyıl’da değişime uğrar. Çok fazla mayalandırılarak tamamen ekşitilen bozanın içine birde afyon katılarak artık iyice ayak takımının içeceği haline getirilir. Sonunda da Sultan IV. Mehmet tarafından yasaklanır. Bozanın eski popülerliğine kavuşması 19. Yüzyıl’ı bulmuştur. Balkanlar’dan göç ederek İstanbul’a yerleşen Sadık Bey’in Vefa semtinde dükkan açıp tanıttığı, daha yoğun kıvamlı, tatlı Vefa Bozası kısa zamanda sevilmiştir.

Besleyici ve tok tutan yapısıyla boza Yeniçeri İçeceği olarak da bilinir. Osmanlı ordusu seferdeyken yeniçeri içinde çok sayıda bozacıda olurmuş.

Bütün laktik asit içeren fermente yiyecekler gibi boza da oldukça sağlıklı bir gıdadır. Probiyotiktir ve sindirime yardımcıdır. Kan basıncını düşürür, sıcak tutar. Emziren kadınların süt üretimini arttırır. Sporcular ve bedenen çalışanlar için enerji kaynağıdır. İçinde B Vitaminin dört çeşidini ayrıca A, E, ve C vitaminlerini barındırır. Tamamen bitkisel kökenli olan boza, fermente süt ürünlerine iyi bir alternatiftir. Bu açısından vejetaryenler için çok önemli bir vitamin kaynağıdır.

Çağlar boyunca devam eden yeme alışkanlıklarımızdaki değişimlerin, her gün yeni yeni gıda kaynaklı hastalıklara davetiye çıkardığı artık herkes tarafından biliniyor. Gün geçmiyor ki kimyasal koruyucuların zararları hakkında yeni bir haber yayınlanmasın. Bu da doğal ürünlere ve eski gıda koruma metotlarına duyulan merakı arttırıyor. Bu sayede boza Avrupa Birliği ve Amerika’da da tanınmaya ve aranmaya başlandı. Kadınlar arasında doğal göğüs büyütücü olarak popüler olsa da, bu konuda sağlam kanıt yok. Daha çok şişmanlatıcı, ne de olsa yeniçeri içeceği. Kilo almak isteyenler için ideal, istemeyenlere ise iki bardak boza ve biraz leblebiyle süper sağlıklı ve lezzetli bir öğün geçirebileceklerini hatırlatalım. Üstelik aç kalmadan.

Bozanın sayılan bu fayda ve özelliklerinden yararlanabilmek içinse tüm diğer fermente ürünlerde olduğu gibi doğal maya ile probiyotikliği kesilmeden üretilmiş olması gerekmektedir. İşin içine raf ömrü, ambalajlama, satış maliyetleri girdiğinde içinde ne olduğu yine kocaman bir soru işareti olarak karşımıza çıkmakta. Koruyucu içerir mi? Katkı maddesi var mı?

Boza da yoğurt gibi, kefir gibi kısa zamanda ekşimeli ama o kadar kısa zamanda ekşirse nasıl taşınıp marketlerde görücüye çıkar? En iyisi yine evde geleneksel metotla kendimiz yapmak ya da taze yapıp satan sokak satıcılarına başvurmak. Tabi hala bulabilirseniz.

Afiyet olsun.